Film ve Oyun Dünyası

Yabancı Dizilerim

Merhaba arkadaşlar, Bir süredir aslında bu yazı hazır durmakta blog’a göndermek biraz zaman aldı ki, bunu yazarken bile ne zaman gönderebilirim diye düşünüyordum. Herneyse, bugüne kadar izlediğim ve halen izlemeye devam ettiğim tüm yabancı dizileri masaya yatıracağım. Yazıyı bir nevi “artık sormayın be arkadaşım o dizi şöyle işte” demek içinde yazmıyor değilim hani 😉 Not olarak geçeyim; 1-2 tane Mini dizi var. Filmcilerde özellikle onlara takılabilirler.

Türk dizilerini takip etmiyorum. Bu konuda karşılaştırma vs olarak bir Türk dizi örneği veremeyeceğim malesef (malesef (!?))…


Önce bir bitmişlerden başlayalım. Çoğu zaten sağlam diziler ama özellikle birkaçı için belirtmem gerekirki bazen internette bulmak zor olabiliyor. En azından istediğiniz şekilde bulmak zor olabiliyor diyelim. Bir ara “The Wire” ‘ı bir sonraki izleyeceklerime eklemiştim. Zamunda’dan indirdim. Kare ekran çıktı. 4 sezon felan inmişti. Hop, direk, “shift+delete+enter”… Geneli için, iyi kalitede bulunabilir diziler diyebilirim. Sırayla inceleyeceğim bakalım;

Teen Wolf, Vampire Diaries tarzı diziler beklemeyin. Tüm diziler İngilizce dilde olan dizilerdir.

Bitmiş Diziler

  • Lost; Malum, izlemeyeni dövüyorlar heralde. İlk yabancı dizilerimdendir. “Macera” kısmı bence oldukça iyi. Son 1-2 sezon gereksiz. Bilsem o son sezonların öyle olduğunu izlemezdim. Genel olarak tavsiye ederim. Favorim; “4,8,15,16,23,42”… f* this shit.
  • Heroes; Bir ara tekrar başlayacak gibi birşey duydum ama kadrosu o kadar genişki, aynı kadroyu toplayabileceklerini sanmam, eksik verip başlarlarsada sarmayabilir. Sylar favorimdir. Strateji’sini hep beğenmişimdir.
  • Dexter; Meşhur karizmatik katilimiz. Abi adam ne kesiyor yaa… Oldukça sağlam bir senaryosu var. Adamımız cinayet masasında kan testi vs uygulayan adli bilmem necilerden, evlatlık. Dexter’ın Dexter oluşu ailesinin katledilmiş olduğu ve 2 gün boyunca aile üyelerinin kanları içinde kardeşi ile kaldığı konteynır’da başlıyor. Buradan ötesi spoiler’a gireceği için. İzleyin derim. Favori karakterim; Doakes’tu. Dürüst adamdı. “İyi bilirdik”…
  • Breaking Bad; Yabancı dizi dediğin zaman şurada bi iki dakika “metamfetamin” hacı. Kimya hocamız kanser olduğunu öğreniyor ve ailesine öldüğünde kullanabilecekleri bir miktar para bırakmak istiyor ve en iyi bildiği işin “black” yüzüne kayıyor. Kimya hocamızı “meth” pişirirken göreceksiniz. Uyuşturucu baronlarını dize getirmesini, yakalanmamasını (kayınbiraderi narkotik), şebeke kuruşunu ve kanserden ölmeyişini izleyeceksiniz. En iyiler listemde bu dizi. Favori karakter başrol tabi, herkesin olduğu gibi ama bir yerden sonra “ne yapıyon la sen”, “ayıp ona bari yapma” tarzı serzenişler ettirmiyor değil insana…
  • Spartacus; Tarihteki gerçek bir direniş öyküsüne dayandığı gerçeği var. Spartacus 3 sezon. 2. Sezon yani ara sezon geçmişe gidilmiş vs vs durumları. Bu sezonu bilerek izlemedim. Çünkü sevmeyeceğimi biliyordum. Diğer iki sezonlar için oldukça kaliteli olduklarını söyleyebilirim. Kendine özgü kan sahneleride cabası. 1. sezon bittikten sonra ölen başrol oyuncusu “Andy Whitfield” ‘i de saygıyla anıyorum. Onunla sevmiştik Spartacusu…
  • Prison Break; Tam izlemediğimi itiraf edeyim. Atladığım bölüm çok. Genel zaten sevilen dizilerden. Her bölüm yüksek dozda adrenalin içerir. Sonunda bir filmle olayı bitirdiler. Kurgu, senaryo oldukça iyi…
  • Chuck; Komik ajan, kazara ajan, (Jackie Chan’in “Smokin” filmi tarzı diyelim) komedi ajan vs başlıkları altına giren senaryo olarak oldukça güzel bir dizi. İzlerken insan sıkılmıyor hiç. Favori karakterlerim Ajanımızın kardeşinin ailesiydi. Baya iyi bir aileydi hatırladığım kadarıyla, hoşuma gitmişlerdi…
  • Fringe; Gelelim efsanemize. Bazen özlemiyor değilim. En iyiler listemin başındadır bu dizi. J.J Abrams şaheseridir. Alanında tek ve en iyi dizi. Hakkında fazla yazmayacağım. İzlemeyen yorum yapmasın zaten. Benim en iyim budur, o kadar. Favori karakterim; Tüm dizi karakterleri (Tamam itiraf edeyim, sapıtana kadar Bell’di).
  • Nikita; Ajan dizilerimizdendir kendileri. Hapishanede müebbet alanlara veya ölüm cezası alanlara bu “örgüt” ‘e katılmaları isteniyor. Malum bu tarz yerlerde aşk yasak, hayat yasak vs vs. Nikita’nın sevdiceğini öldürüyorlar ve o da geri dönüp herkesten öcünü alıyor. Almakla kalmayacak. İzlerken beni hiç sıkmamıştı. Favori karakterim; Bir bilgisayarcı olarak tabiki Birkhoff..
  • Stargate SG-1 ; Herhalde herkesin bir uzay hayali vardır. Ya da en azından uzay ile alakalı sevdiği bir seri film veya dizi vardır. Film olarak Star Trek favorim tabiki ama dizi olarak dediğin zaman Stargate serisi vazgeçilmezlerimden. 3 Farklı seri çekildi. SG-1 ilk seri baya eski olduğu için fazla bir yorum yapamayacağım, tamamınıda izlemedim ama hep hoşuma gitmiştir. TRT, bir zamanlar dublaj yayın olarak yayınlıyordu. İnternette bulmak mümkün.
  • Stargate Atlantis; Stargate kayıp şehir atlantis’e açılıyor. Kadim’ler vs. Seri aynen devam…
  • Stargate Universe; Bu da 2 sezonluk son seri. Keşke devam etseydi. Baya bi iyiydi aslında… 6. sembolü kodlamayı buluyolar ve stargate (yıldız “geçitimiz”) başka bir yere açılıyor bu sefer; hareket halinde olan bir (“Kadim” ‘lere ait) uzay gemisinin içine. Olay bu gemimizin içinde geçiyor. Farklı gezegenlerden su-gıda ihtiyacı giderme, farklı ırklarla karşılaşıp yeri geldiğinde savaşma tarzı durumlar, olaylar söz konusu… Gemi beni çok etkilemişti dolayısıyla favorim gemi; Destiny!
  • Alcatraz; J.J Abrams’ın tutmayan(!) işlerinden olarak kaldı. Hapishanedeki herkes 1963’te kayboluyor 2012’de geri gelmeye başlıyor, tek tek. 7 bölüm dayandı. Bence iyiydi. Devam etmeliydi.
  • Almost Human; J.J Abrams’ın tutmayan işlerinden. Konu vs genel olarak herşey iyiydi. Karakterler özellikle iyiydi, sadece tutmadı.
  • Revolution; 2 sezon dayandı galiba. Dünya’da elektrik giderse ne olur? Durduk yere gitmiyor tabi. Yine insan parmağı var işin içinde. Lanet olası yaratıklarız.
  • The Pacific; 10 bölümlük bir mini dizi. 2. dünya savaşını konu alıyor. Yapımcı Tom Hanks, dolayısıyla daha fazla birşey yazmamam gerek bu dizi hakkında.
  • Torchwood; Uzaylılar dünyada belirirse, bazı işler çevirirlerse ve bunu kontrol altına almak isteyen bir devletiniz olursa, eski dizi, sahnelerde pek kalite yok açıkçası. Merak edenler için youtube’de 1-2 video bakmalarını tavsiye ederim.
  • CSI Serileri ve Criminal Minds; Seri zaten meşhur. Bölüm bölüm pek takip edemedim, ara ara izledim. Oldukça gizemli olan olayları çözmeleri oldukça etkileyici.
  • The Prisoner; Kendisi bir mini dizi olur. Başrol’ün oyunculuğunu beğenmem sebepli izlemiştim. 10 bölüm sonuna kadar gizemini koruyan bir “The Island” benzeri yapım.
  • Luther; IMDb puanı ve tabiki başrol sebepli izlemeye başlamıştım. Twitter’da Sherlock ile karşılaştırılmaması gerektiğini, konu olarak fark olduğunu yazmıştım. Hala aynı düşünüyorum. Polisiye. Idris Elba çok iyi bir oyuncu. 3*3 toplam 9 bölüm. Bölümler 1er saatlik. Tavsiye. Favorim; Alice (aka Clever B*..)
  • White Collar; Bu yazıyı yazmamdan sadece 1 hafta önce bitti. Elemanımız prof hırsız, dolandırıcı ve onu 2 defa yakalamayı başaran FBI ajanımız başroldeler. Hapiste iken anlaşma yapıyorlar ve elemanımız artık FBI için çalışıyor ve belirli sınırlar çerçevesinde özgür kaldığını söyleyebiliriz. Konu ve (özellikle) senaryo çok iyi. Tavsiye ederim. Favori karakterim; Mozzie.
  • Klondike; 3 bölümlük bir mini dizi. Game of Thrones’un meşhur “King in the North” ‘u Richard Madden sebepli izledim. Oyunculuğunu seviyorum. Gerçek bir hikaye. Bir kasabaya altın aramaya gidiyorlar ve orada beklenmedik olaylar gerçekleşiyor. Baya iyi. Western tarzı. Toplamda ise bir marvel filmi kadar 3 saat.

Hala Yayında Olan Diziler

  • Game of Thrones; Sean Bean(Eddard (Ned) Stark) ölüyor demedi demeyin. İzlemediyseniz, fazla yüksek katlarda değilseniz camdan atlayınız lütfen, beni yormayın. Kalite ortada açıkçası. En iyiler listemde olan dizilerden. Favori karakter olayını oldukça “p*ç” eden bir dizi, oldukça değişken olduğu için, Jon Snow, Tyrion Lannister, Khalesi, seç beğen al tarzı. İzleyiniz efenim.
  • 24: Live Another Day; 24 isimli dizinin devamı olarak çekilmekte. Her bölüm bir saat aralığını konu alıyor. Aşırı aksiyon içerir. Ajanımız Bauer alanında uzman. Dizi Londra’da geçiyor.
  • Under the Dome; Dünyaya gelen bir yumurta(!) belirli bir yarıçapta çevresinde bir kalkan oluşturuyor. Giriş çıkış yok. Bu kalkan(kubbe) altında gelişen olaylar anlatılıyor.
  • The 100; İnsanoğlu yine başrolde tabi. Dünya bitmiş, uzaya gitmişiz. Orayıda yemişiz bitmiş, geri dönüyoruz. İlk sefer olarak 100 genç dünyaya yollanıyor. Dünya yaşanılabilir bir yer midir? Dünya öyle, hepte öyle olmuşturda. 3-5 insan bir araya gelmeyiversin, hemen herkes birbirini yiyor. Not: Gerçekten yiyenlerde var 🙂 Favori karakterim; Raven. Hanım ablamız zeki ve uğruna savaştığı şeyler konusunda kararlı.
  • Helix; Yine insanoğlu, virüs, karantina durumları. Asyalı bir eleman eşliğinde bir kovanvari (Ölümcül Deney’ciler “hive” ‘ı bilirler) yerde deneyler yapıyorlar. Bu deneyler arasında yaşlanmamanın bulunması, aşırı ölümcül virüslerde var. Olaylar karışık. Fena dizi değil. 2. sezon başlayacak 2015 şubat gibi sanırım. Oldukça heyecanlı, izlenilesi dizilerden…
  • Strike Back; İngiliz istihbaratı nasıl oluyorsa, avrupa, afrika, asya her yerde elini kolunu sallayarak operasyon yapıyor. İzlettiriyor açıkçası kendisini. İlk 1-2 sezonda başrolde Hobbit’ten Thorin var. Sonra ayrı bir dallama (oyunculuğu sucks) geliyor başrole. Genel olarak izlenir yapımlardan. Favorim “Shelly Lukes”. Ölmedi gitti b* 🙂 😉
  • House of Cards; Amerikanın pis çıkarları diyelim (politik düzeyde). Başrolümüz (Kevin Spacey) sebepli bile izlenebilir bir dizi. Bu arada ilk midir bilmem ama direkt olarak bize (izleyiciye) konuşan bir yapı var dizide. Olaylar olaylar. Amerika’da lobiciler, politikacılar herşey pislik içinde. Akıcı bir dizi. İzleyin.
  • Marvel Agents Of Shield; Her bölümü bir yarım marvel filmi gibi geçen dizi. Oldukça akıcı ve izlettiriyor kendisini. Görsel efektler, zaman zaman gelen konuk oyuncular, genel kadrosu ve senaryosu olarak kalite oldukça iyi. “En” diyemesemde (arada hızlı hızlı geç sahneler mevcut) iyi dizilerden.
  • Vikings; Bu zamana kadar niye yapılmamış diye sormak lazım aslında. Gerçi yapılmıştır ama tutmamıştır Viking dizileri. Bu oldukça iyi. Tuttu, kopardı gidiyor. Yağmacı olarak izliyoruz tabiki elemanlarımızı. Aile ilişkileri, yağma yapılan yerler ile ilişkiler, yağma arkadaşları, tanrılar (thor) vs baya iyi senaryosu var. Bir “blood eagle” sahnesi var. Ağzım açık izledim. O neydi öyle. İzleyin.
  • Sherlock; Meşhur Sherlock Holmes 21. yy’da Londra’da olaylar çözüyor. Oyuncular, senaryo, sahneler, çekimler sebepli aşırı kalite. Birde çok uzun aralar vermeseler. 3*3; 9 bölüm oldu diye biliyorum. 1er saatten. Tavsiyem, en iyiler listemde.
  • Hannibal; Abi adam yiyor. Başrol karakterimiz “Mads Mikkelsen”. Adam bu rol için yaratılmış. Oyunculuğu ve zekice oyunları, planları sayesinde herşeyden sıyrılmayı, paçayı kurtarmayı ve bir parça et ile günü kurtarmayı biliyor. Dahası FBI’a ziyafet veriyor ve kimse şüphelenmiyor. Ta ki… No Spoiler… En iyi 3 dizim içinde derim. Sahne çekimlerinin özellikle kalitesi bile yeter.
  • Da Vinci’s Demons; Da Vinci’nin gençliği hakkında dizimiz. Da Vinci, mucit, sanatçı, dahi ve idealist. Dizide bulunduğu çevresini korumak adına yaptığı icatlar ön planda diyebiliriz. Dizi de bir de Türk’ümüz var. Adam (ot) nasıl içiyor abi… İstanbul felanda birkaç kere gösterildi. Yetmedi Fatih Sultan Mehmet’i getirdiler. Son olarak zaten konu orada son buldu. Bakalım devamında ne olacak diye merak etmiyor değilim. Dizide vatikanın çevirdiği işlerdende oldukça yoğun bahsediliyor. İlüminati tarzı göndermeler yok diyemem, bu konu çok karışık. Konuyu daha iyi bilen birisi yorumlamalı. Dizi iyi.
  • Suits; Bu dizi de en sevdiğim dizilerdendir. Başrolümüz avukatlık şirketinde partner ortak (best closer). Yanına yardımcı alması için otelde adaylara mülakat yapıyor. O anda orada kazara bulunan diğer elemanımız elinde bir çanta dolusu uyuşturucu ile avukat beyimize yakalanıyor. Gelelim diğer elemanımıza, bir dahi ama bazı sebeplerden dolayı üniversiteyi bitirememiş ama başkalarının yerine sınavlara girmekte. Okuduğunu unutmama gibi bir huyu var. Zeki elemanımız yani. Fakat şirket, harvard mezunu olmayan kimseyi kabul etmiyor çalışan olarak. Bir şekilde işe başlıyor ve dava çözümlerini izliyoruz başrollerimizin. Süper akıl oyunları olan çok iyi bir dizi. Kesinlikle izleyin.
  • Falling Skies; Bir gün dünyamız uzaylılar tarafından işgal edilse ne olur? Dahası bizden üstün güçlere, teknolojik silahlara sahip olsalar… Dizimiz Steven Spielberg imzalı olup oldukça iyidir. Her bölüm farklı bir uzaylı istilası filmi tadında. İlerleyen bölümlerde, hayatta kalmayı başaranlar istilacılara karşı olan farklı bir uzaylı grupla işbirliği içine girmekte. Görsel efektler, senaryo oldukça iyi.
  • The Walking Dead; “Zombi” kelimesi dizi boyunca hiç geçmedi ve geçmeyecek bu algıyı bir kaldıralım ortadan. Onlar “walkers”… Henüz tam olarak konuya gelemesekte insan kaynaklı bir sebepten ötürü ölen insanlar, bir şekilde bilinçsizce insan eti yeme arzusuyla etrafta geziyorlar. Hayatta kalanlar ısırılmamak için çaba peşindeler. Oldukça iyi bir dizi zaten, genel olarak bilinen dizilerden. Son sezonunda aşırı sıkıcı sahneler olduğunu söylemeliyim. Genel olarakta düşünce bu yönde artık. Yapımcıları birileri dürtmeli.
  • The Following; Dizimiz, bir katilin (aşırı zeki) kendisini yakalayan ajana oyunlar çevirmesine dayanmakta. Kimsenin haberi olmadan oldukça kötü bir amaca hizmet eden bir tarikat kurmuş elemanımız hem de hapiste iken. Hapisten kaçıyor ve onu yakalamaya çalışıyorlar. Tabi bu sırada onun oyunlarına gelmezlerse. Oldukça fazla akıl oyunları olan bir dizi. Bol kanlıydı en son izlediğimde. İzleyemediğim birkaç bölümü var…
  • Continuum; 2060 veya 2070 senelerinde başlıyor dizimiz. Bir suçtan ölüm cezası alanları kara deliklere mi ışınlıyorlar öyle birşey, kısaca yok ediyorlar. Bir tarikatın lideri suçlarından ötürü bu cezaya çarptırılıyor fakat bir şekilde yolunu buluyor ve bu ışınlanma anında kendini 70 yıl kadar geriye göndermeyi başarıyor. Bunu ışınlanma sırasında farkeden ajanımız (poliste diyebiliriz) kazara bu tarikat lideri ve birkaç üyesiyle kendini 70 yıl geride buluyor. Ajanımız, bu tarikat-örgüt lideri ve mensuplarının geçmişi değiştirmelerini engellemeye çalışıyor-uğraşıyor.
  • Person of Interest; Bu dizide bir bilgisayarcı olarak en iyi dizilerimden olduğunu söyleyebilirim, hitabı oldukça genel yinede.. Elemanımız bir yapay zeka (Artificial Intelligence – AI) üretiyor. Amerikadaki tüm kameraları, tüm sistemleri izleyerek olası terör olaylarını devlete bildirebilecek bir “makine”. Makineye ayrıca farklı bir özellik daha veriyor, makine bu kişiye terör harici, bir kişiyi veya kişileri öldürmeye yönelik girişimleride bildirebiliyor. Elemanımız ve diğer başrollerimiz (1-2 dürüst polis ve eski ordu mensubu) bu kişilerin öldürülmelerini engellemeye çalışıyorlar. Daha sonra başka bir makine (daha güçlü) daha çıkıyor. Bu makine kamuoyu tarafından öğreniliyor… Dizi oldukça iyi tavsiye ederim. “Big Brother is watching”, “Northern Lights” göndermeleride önemli tabi.
  • Arrow; Başrolümüz zengin ve çapkın. Sevgilisini, sevgilisinin kız kardeşi ile aldatacak kadarda… Herneyse 🙂 Sevgilisinin kız kardeşi ve babası ile bir yat gezisini çıkıyorlar ve yat fırtınıya yakalanıyor. Başrolümüz bir adaya düşüyor ve burada 5 yıl kalmak zorunda kalıyor. Bu sürede adada başına gelenler vs vs. İlk sezonu izleyenler “Bruce Wayne” Batman hikayesini görürler. Bizim adam şehre döndüğünde batman yerine Robin Hood oluyor. Gizli örgüt bağlantıları felanda ekstra eklenmiş. İyi dizi şimdilik sarıyor bakalım. DC Comics çizgi romanlarından uyarlanma dizimiz. Gider bir süre daha…

Anlaşıldığı üzere oldukça bol vaktim vardı ve bu kadar diziyi izleme fırsatı buldum. Yalnız olmak, bol vakit bulmak böyle birşey…
Bir dünya film izliyorum onları tek tek böyle detaylı inceleme fırsatım olmuyor. Dizileri bari bir araya toplayayım istedim. Bir diziye başlamak isteyenler için iyi bir kaynak olabileceğini düşünüyorum. Umarım faydalı olur.

— Önemli Not (Tekrardan); Teen Wolf, Vampire Diaries tarzı diziler yok. Ergen değilim 🙂 Tüm diziler İngilizce dilde olan dizilerdir.

Resim dahil, tüm yazı bana aittir. Kendi sitenizde ve/veya sosyal medyada paylaşmak serbesttir.

5 comments
  1. Buse

    Bende kendime yeni bir dizi arıyordum. Paylaşmış olduğunuz birçok dizi ve yorumlarınızla aralarından seçeceğim. Özellikle dizileri anlatırken kendi yorumlarınızı da katmanız daha iyi ve samimi olmuş. Teşekkürler.

  2. Selçuk Korkmaz

    Benimde bir yabancı dizi önerili adı altında blogum mevcut yukarıda yorumladığınız dizilerin hepsi benimde hoşuma gide diziler. ayrıca yazım tarzınızda hoşuma gitmedi değil. Bu alemde başarılarınızın devamını dilerim.

  3. Umut Duran

    Bu güne kadar çok az dizi izlememe karşın seçimleri iyi yaptım sanırım. Önce hannibal daha sonrada breaking bad bitirdim. Gerçekten çok iyilerdi 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir