Hayatın İçinden ve Ben

Erasmus Aşamaları Part 2

Erasmus part2 from Turkey to Poland Merhaba arkadaşlar. Selamlar, sevgiler 🙂 Çok uzun zaman oldu bloğu güncellemeyeli. E artık bir şeyler yazmanın vakti. Son yazımı erasmus yaparken, erasmus için sınırı geçene kadar olan aşamalar hakkında biraz değinmiştim. Bu seferde erasmusa biraz değineceğim fakat sadece erasmus ile sınırlı kalmayacağım. Umut ederim ki dikkat çekici ve bilgi verici bir yazı olur.

          Erasmus, aslında 1 dönemlik bir olay fakat ben 2 dönem yani 1 eğitim-öğretim yılı yaptım. Bu yüzden 1. kısım ve 2. kısım olarak ayırsam çok iyi olur. Çünkü iki dönem arasında baya bir farklılıklar var. Her neyse şöyle girelim bakalım en baştan. Havaalanı kısmında bırakmışım en son. Havaalanından erasmus için okulumun olduğu ile (Lomza) sırası ile, taksi, otobüs, araba yaptım. Havaalanından çıktıktan sonra bir taksi ile otobüs terminallerinin olduğu yere geçtim. Otobüs terminaline indim. Taksici sağolsun, biletimi almama ve otobüse nereden bineceğime yardımcı olmuştu. Otobüs geldi. Sordum doğru otobüs olup olmadığını fakat şoför pek anlamadı, İngilizce bilmiyordu. Otobüsten birisi gelerek yardımcı oldu ve Lomza’ya otobüs ile vardık. Orada otobüsten indikten sonra yardımcı olan kişi gideceğim yurt-evin tam adresini bilip bilmediği nasıl gideceğim hakkında fikrim olup olmadığı sordu. Bende taksi falan dedim ama etrafta taksi de gözükmüyordu, taksicilerinde ingilizce bilip bilmeme gibi bir olasılığı ile sıkıntı çekeceğimi düşündü. Bekle dedi ve babası onu arabayla almaya geldi beni de gideceğim adrese bıraktılar. Orada da Türk arkadaşlar ve Erasmus ofisinden birkaç kişi karşıladı. Kalacağım yer yurt-oda karışımı bir yerdi. Oda durumu şöyleydi. 3 kişilik bir odada 3 Türk erkek arkadaşlar kalıyordu. 4 kişilik bir oda vardı 2 Türk kız, 1 İspanyol ve 1 Portekizli kız kalıyordu. Diğer bir 3 kişilik odada da 2 Portekizli erkek kalıyordu. Bana yer orası gözüktü ve yerime geçtim. Birlikte kaldığım Portekizli arkadaşlarda Bilg. Müh bölümündendi. Biraz tesadüf oldu yerleştirilmemiz odalara fakat çok güzel bir tesadüftü. Çok kısa sürede kaynaştık. Hatta ilk gün akşamında Breaking Bad dizisi hakkında uzun uzun sohbet etmiştik.

        İlk dönem genel olarak sakin geçti. Derslerden geçmek için genelde projelerimiz vardı. Hepsini yaptık. Biraz sıkıntı Cryptography dersinden çektik hep birlikte. Onu da sorunsuz geçtik yine de. Kaldığımız ildeki yaşam hakkında az çok fikir sahibi olmuştuk. Fakat malum Avrupa soğuğunda fazla bir şey yapamıyorduk. Dışarı çıkamıyorduk. -20 derece az değil 🙂 Yine de gezme açısından birkaç ülke ziyaret ettik. Birkaç Polonya ilini de görme şansı bulduk. Arkadaşlarımla çok güzel vakitler geçirdik. Ne yalan söyleyeyim arada da okula uğradık 🙂 İlk dönem benim açımdan çok sakin geçti diyebilirim. Fakat çok iyi arkadaşlıklar edindim ki neredeyse eksiksiz hepsiyle iletişim halindeyim. Güzel günlerdi.

         İkinci dönem kendi isteğimle kaldım ki sebebi olarak şunları söyleyebilirim; fazla bir yer gezip göremedim soğuktan, Türkiye’de 1. dönemin devamı şeklinde olan 2. dönem derslerimden kalabileceğimi düşündüm ve Türkiye’de ki okulumda kalacak bir yerim hazır değildi. Bende 2. dönemde orada devam etmeye karar verdim. Fakat sıkıntı vize uzatmaydı. Polonya’da vize uzatma ücreti toplamıyla, Türkiye’ye geliş gidiş + yeni pasaport + yeni vize masrafları eşit oluyordu. Bende 2. seçeneği seçtim. Dönem arasında 1 ay Türkiye’ye geldim. Yeni pasaport çıkarttım. Yeni vizemi de hızlıca aldım. Ayrıca bir sürede evimde kalarak bir nevi tatil yaptım. Sonra tekrar döndüm. İkinci dönem için bir Polonyalı arkadaş aracılığıyla ev bulduk ve ikinci dönemde kalmaya devam etmek isteyen arkadaşlarla eve çıktık. Çok daha rahattık. Kaldığımız evin yeri daha da iyiydi. Üniversiteye daha da yakındı. Yürüyerek gidip geliyorduk. Çok daha rahattık 🙂

        İkinci dönem neredeyse hiç boşluk kaçırmadık. Her boş vaktimizde bir yerlere gezmeye gittik. İlk dönemden içimizde kalan gezme uhdesini bir nevi yerine getirdik. Hatta öyle ki araba kiraladık. 12 günlük yolculuğa çıktık. Çokta güzeldi. O konuyu ayrıca bir konu olarak yazacağım. Derslerde de fazla sıkıntı yaşamadık. Genel olarak notlarımız yine iyiydi. Sınav olduğumuz, proje yaptığımız, sunum yaptığımız dersler vardı. Hepsini de geçtik sıkıntısız.

        Erasmus‘um güzeldi. En başlarda, Erasmus için sınavlar aşamasında aklımda böyle bir şey yapmak hiç yoktu. Sonuç itibariyle yaptığıma pişman değilim. Türkiye’de göremeyeceğim dersleri aldım, tam anlamıyla öğrenemediğim birkaç dersim olsa bile en azından fikir sahibi oldum, tekrar başlamak istersem nereden başlayacağımı öğrendim diyebilirim. Çok güzel Avrupa ülkeleri gezdim, şehirleri gördüm. Çok iyi arkadaşlıklar edindim. Tekrar söylüyorum; pişman değilim 🙂

Bu arada bloğumdaki sıradaki blog konum yaptığımız geziler olacak. Nerelere yaptığımı şimdiden yazayım. Belki merak falan hani 🙂

Sonraki konu: Polonya, İsveç, Finlandiya, Litvanya, Almanya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, İtalya, Macaristan, Slovakya, Slovenya Gezilerim.

Bu arada ilk dönem arkadaşlarım bana bir sürpriz doğum günü yapmışlardı. Şöyle bir hediye almıştım. Hayatımda asla unutamayacağım bir gün ve hediyeydi. Üstünde tüm erasmuslular tarafından yazılmış benimle alakalı şeyler mevcuttur. İspanyolca küfürler yazmasının sebebi İspanyol arkadaşımdan sürekli küfür öğretmesini istememdir. Ve bu güzel hediye şöyle ki;

hediye poland polonya tamer say
Büyük hali için üstüne tıklayın.
One comment
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir